Hallstatt’da bir Masaldayız

Yıllar evvel ilk kez bir dergide görmüştüm Hallstatt’ı. Görür görmez büyülenmiştim. Gerçek olamayacak kadar güzel ve huzurluydu. Özenle o resmi kesip saklamıştım. Bir gün mutlaka orayı canlı görüp, o masalsı köyde anı yaşamalıydım. Sakladığımı bile unuttuğum bir gün onu bir kutuda bulunca şaşkınlığımı tahmin edebilirsiniz. Kızımız 4,5 aylıkken o fotoğraftaki yere gitmiştim. Gittiğimizde, fotoğrafı daha önce dergide gördüğüm, kesip sakladığım aklıma bile gelmemişti üstelik. Ben unutsam da hayat unutmamış sanırım ☺

Hallstatt Salzburg ve Graz şehirlerinin arasında, yaklaşık 800 kişilik bir nüfusa sahip ve 7000 yıllık geçmişiyle Avrupa’nın en eski yerleşim yerlerinden biri.UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası listesinde yer alıyor. Muhteşem Hallstatt gölünün kıyısında gerçekten masalsı bir yer.

Biz Hallstatt’a Viyana’dan araba ile gittik. Trenle gidişin biraz zorlu olduğunu duyup, bebeğimizde olduğu için arabanın daha doğru bir seçenek olduğuna karar verdik. Yaklaşık 2,5 saat sürse de yoldaki manzaralar çok keyifliydi. Böyle zamanlarda vaktimizin az oluşuna öyle çok üzülüyorum ki.. Gerçekten sevdiğim, ayak bastığım anda kendimi çok mutlu hissettiğim, orayı doya doya yaşamak istediğim bir yer olunca, isterse dünyanın en küçük yeri olsun, isterse bir gün gezmek için yeterli denilsin, ben önce şöyle bir etrafı mutlu mutlu gezip keşfettikten sonra, oranın ruhunu doya doya yaşamak istiyorum. Keşfettiğim sokaklarda bu sefer yaşamak istiyorum. Mutlulukla dondurmamı yemek, sokaklarda ailemle kahkahalar atmak, yerel cafelerinde yeni tadlar denemek ve her anın tadını çıkarmak… Sanki senelerdir o şirin evlerde yaşıyormuşum gibi yine sıradan bir sabaha uyanıp, penceremi açıp mis gibi havayı içime çekip, o büyülü manzaranın karşısına en sevdiğim kahvaltı takımlarımla huzur dolu bir masa hazırlamak.. Hatta tüm sokaklarında kaybolmak istiyorum..

Hallstatt’a adımınızı atar atmaz sizi adeta tablo gibi huzur dolu bir göl ve eşsiz bir dağ manzarası karşılıyor.

Hemen küçük bir çocuk telaşıyla kucağımda Alya ile koştura koştura gölün kenarında manzarayı seyredebileceğimiz bir nokta seçtiğimi anımsıyorum.

Buraya kadar gelmişken eğer mevsim uygunsa gölde bot kiralayıp gezmeyi sakın atlamayın. Biz Alya çok küçük olduğu için kenardan seyretmeyi tercih etmiştik. Alya o sırada ördeklerle tanıştı. Ördeklerin yanından ayrılmak biraz zor olsa da hemen renkli evlerle dolu o şirin sokakları keşfetmeliydik. Sokaklar adeta pasta dokulu evlerle doluydu. Temiz hava, cıvıldayan kuşlar, güleryüzlü ve huzurlu insanlar arasından heyecanla yürüyüp her bankta oturmak istiyor, her sokakta fotoğraf çekmek istiyorduk.

Hallstatt’ın küçük bir meydanı var. Burada minik dükkanlar, cafeler ve Hallstatt’ın tarihi ve gelişimi hakkında bilgiler yer alan Hallstatt müzesi yer alıyor. Burada ayrıca Holy Trinity sütununu (Baba, oğul, kutsal ruh) görebilirsiniz. Geçmişi 18. yüzyıla dayanan ve içerisinde bazı dönemlerde konserler düzenlenen Hallstatt Protestan kilisesini de görmeden dönmeyin.

Hallstatt’da ayrıca Beinhaus adıyla bilinen “Kemik Evi” müzesi var. Ürkütücü gelmezse burasıda görülebilecek yerler arasında. Köyde kısıtlı olan mezarlık alanından dolayı gömülenler mezardan çıkarılıp burada sergilenmeye başlamış. Sergilenen kafatasları birbirinden ayırt edilebilsin diye de boyanıp desenler yapılıyormuş. Burasını tepedeki St. Micheal kilisesinin yanında bulabilirsiniz.

Hallstatt aynı zamanda bilinen en eski tuz madenlerinin bulunduğu da bir köy. Zamanınız varsa burada eski tuz madenlerini ziyaret edin. Salzberg dağına yapılmış Skywalk’a (gözlem noktasına) finiküler ile çıkın ve muhteşem manzaranın keyfine varın. Dilerseniz Obertraun bölgesindeki kayak merkezini de ziyaret edebilirsiniz.

Hallstatt’a gitmek için en uygun zamanlar Mayıs ve Eylül arası olsa da aslında her mevsim bu mükemmel manzaranın tadını çıkarabilirsiniz.

Hallstatt’ta çok fazla Asyalı turiste rastlıyorsunuz. Biz Kapadokya’da çok fazla Asyalı turist gördüğümüzden bize enteresan gelmese de sonradan öğreniyoruz ki Çin’de Hallstatt’ın aynısını yapmışlar. Kapadokya’yı yapabilirler mi bilmiyorum ☺

Hallstatt’da konaklamak isterseniz de bir kaç seçenek mevcut.

Bu masal köyüne giderseniz bana bir fotoğraf atmayı unutmayın olur mu? Bizim zamanımız kısıtlı olduğundan kaçırdığımız o kadar çok şey oldu ki, yeniden gitmeye beni ikna edeceğiniz kesin ☺

Yorumlar (3 Yorum)

  • Zeynep Toker Orhan

    Merhaba,
    En çok gitmek istediğim yerlerden biri. Lızımız Su’yu bırakıp gitmeyi düşünüyorduk fakat sizin yazınızı okuduktan sonra kızımızla da gidebileceğimizi bilmek beni mutlu etti

  • Sinemis

    Harika detaylar emeğinize sağlık yalniz gizem hanım bunları paylaşirken otel , yeme, içme ve ulaşım hakkında parasal anlamda daha ayrintili bilgi verebilirseniz çok memnun olurum sevgiler

    • gizem zor

      Merhaba, parasal anlamda çok detaya girmekten kaçınıyorum çünkü her ailenin durumu farklı olabiliyor. Kimine ucuz gelen kimisi için pahalı olabiliyor.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?