Sürpriz Rotamız Sri Lanka

Eşimle bir sonraki seyahat rotamıza karar verirken genelde ikimizinde görmediği yerleri araştırmaya çalışıyoruz. Sri Lanka bu yerlerden biri olduğu için hep listemizin bir köşesinde yer alıyordu ama hep bir sebep bulup başka bir yere karar veriyorduk ve genelde ikimizden birinin gördüğü bir yer oluyordu.

Doha’daki ödül gecesinde masamızda farklı ülkelerdeki otel sahiplerinden bir kaçı oturuyordu ve hemen yanımızda Sri Lanka’nın Colombo şehrinde oteli olan biri ile konuşmaya başladık. Sri Lanka’yı uzun zamandır ne kadar çok görmek istediğimizden, mutlaka en yakın zamanda geleceğimizden bahsedip uzun uzun sohbet ettik.

Nereden bilebilirdik isteklerimizin bir ışık hızıyla gerçek olacağını? Ertesi gün kendisiyle aynı uçakta Sri Lanka’ya uçuyorduk bile.. 

Her şey Doha dönüşü vizedeki yanlışlık sebebiyle Dubai’ye geri giremeyeceğimizi öğrenmemizle başladı. Yaşadığımız şoku atlattıktan sonra oradan vizesiz gidebileceğimiz uçuşları araştırırken en uygun destinasyon Sri Lanka olarak listede bize adeta göz kırpıyordu. Biletlerimizi ayarladıktan bir kaç saat sonra da Sri Lanka uçağındaydık. 

Elimizdeki ufak kabin boyu valizimizle eşimle birbirimize bakıp kahkahalar atmaya başladığımız anı hiç unutamıyorum. Alya için yeterli bez, kıyafet ve mama yoktu. İlk olarak onları nasıl halledebileceğimizin planını yaptık. Valizde sadece gece kıyafetlerimiz vardı. İndiğimizde bir mağazaya girip bir kaç parça bir şey alır ve onlarla tatilimizi geçiririz diye de karar aldık.

İlk başlarda eşyalarımızın olmayışına paniklesem de hayatımda ilk defa valizsiz ve hazırlıksız seyahat etmenin o an hissettirdiği hafifliği size anlatamam. Sanki valizlerle beraber tüm sorumluluklarım da yok gibiydi. Minik bir sırt çantasıyla seyahat edenlere zaman zaman özendiğimden, kendimi minik bir sırt çantasıyla dünyayı gezen gerçek bir gezgin gibi hissettim.

Uçaktan Colombo şehrinde indiğimizde bizi havaalanından aynı uçakla geldiğimiz ve ödül gecesinde tanıştığımız arkadaşımızın babası aldı. Israrla bizi otellerinde ağırlamak istediler. Onların da yardımı ile ertesi gün yola çıkmak üzere şöförlü bir araç kiraladık. 

Sri Lanka’da kesinlikle şöförlü bir araç kiralamanızı tavsiye ederim. Sri Lanka’nın başkenti Colombo’yu gezerek Sri Lanka hakkında asla bilgi sahibi olamazsınız. Mutlaka farklı şehirleri görmelisiniz. Hatta biz Colombo’ya sadece yarım gün ayırdık diyebilirim. Fakat gidilecek şehirler birbirine oldukça uzak, trafik çok yoğun ve yollar kötü. Trafik soldan akıyor ve hayatımda gördüğüm en kötü şöförler Sri Lanka’da. Normalde bir saatte gidilebilecek bir yolu, Sri Lanka’da üç katı zamanda gidiyorsunuz. 

Biz 6 gün için şöförlü bir araca 300 $ ödedik. Buna benzin, şöförün yiyecek ve konaklama ihtiyaçlarının da dahil olduğunu ve yapacağınız fazla kilometreyi düşünürseniz fiyatı uygun diyebilirim. 

Seylan olan ismini 1972’de “Sri Lanka” olarak değiştiren Hint Okyanusunun incisi olarak bilinen bu ülke Hindistan’ın hemen altında; doğası, tarihi, kültürü ve farklı hayatları ile oldukça ilgi çekici bir yer. 

Colombo’da otele varıp biraz dinlendikten sonra hem bu başkenti dolaşmak hem de üzerimize giyecek bir şeyler bulmak için önerdikleri bir alışveriş merkezine doğru yola koyulduk. 

Colombo ile ilgili ilk izlenimim fakirlik olsa da etraftaki güleryüzlü insanların ve gezilecek farklı yerlere olan ilgim ile bu izlenimim kendini meraka bıraktı. Sokaklar sanki tuk tuk cenneti gibiydi. Colombo müzesi, tapınaklar, Wolfndhal kilisesi, parlemento binası ise Colombo’da görülebilecek yerler arasında. 

Önerdikleri alışveriş merkezine adımımı atar atmaz geçirdiğim şoku size anlatamam. Bırakın tanıdık bildik bir kaç marka görmeyi, üzerimize giyecek bir şeyler alacak doğru düzgün bir dükkan bile yoktu. Tüm dükkanlarda Sri Lanka’lı kadınların günlük hayatlarında giydikleri Sarong ismi verilen vücutlarına sardıkları, genelde canlı renkli kumaşlar satılıyordu. Mecburen mi yoksa isteyerek mi bilmiyorum ama ben de hemen bir tane hoşuma giden bir renginden satın aldım. 

Tam koca alışveriş merkezini büyük bir hayal kırıklığı ile bitirmek üzereydik ki en alt katta normal kıyafetler satılan bir dükkan görünce, sanki en ünlü markaların %90 indirim gününü yakalamışcasına dükkana doğru koştuğumu hatırlıyorum. Buradan hem bize hem de Alya’ya bir kaç parça bir şeyler aldıktan sonra, Alya için gerekli olacak yiyecek ve içecekleri de alıp otele döndük. Ertesi gün erkenden yola çıkacağımız için, akşam erken yatıp dinlendik. 

Sabah aracımız bizi kapıda bekliyordu. İlk durağımız plajları ile ünlü Unawatuna oldu. Normalde 130 km olan yolu yaklaşık 5 saatte gittik. Unawatuna sahil kenarında oldukça çeşitli otellerle dolu. Gözümüze ilk çarpan otele yerleştik ve hemen kendimizi yemek yemek ve doyasıya turist olmak için sahile attık. Sahil hindistan cevizi ağaçları ile doluydu. Özellikle hava karardıktan sonra etraf çok keyifli oldu. Yanyana sıralanmış ve deniz ürünlerinin adeta bir şölen sunduğu çok fazla restoran vardı. Kumun üzerine atılan tahta masalar, dalga sesleri ile de beraber oldukça doğal, samimi ve  romantik bir ortam oluşturuyordu. Karanlıkta okyanusta kıyıya yaklaştıkça sanki daha da büyüyen dalgalar, sanki yakamoz varmışcasına bembeyaz bir görüntü ile sahili aydınlatıyordu. Dakikalarca dalgalardan gözümü alamayıp, huzurun, sakinliğin ve o doğal ortamın kokusunu burnuma çekip, anı uzun uzun yaşadım. 

Bebekle seyahat edenler için kumda bebek arabası uygun olmayacağından yanınızda bulunan kanguruya oldukça ihtiyaç duyabilirsiniz. 

Burada yapılabilecekler arasında, kumsalın ve doğanın tadını çıkarmak, bol bol egzotik meyva yiyip, hindistan cevizi suyu içmek ve tabiki bıkana kadar uygun fiyatlı deniz ürünlerinden yemek.. 

Tropik bir yağmura yakalandıysanız ise oldukça şanslısınız çünkü hemen ardından çıkan gökkuşağının sihirli görüntüsünü sanırım anlatmama gerek yok.

Unawatuna’dan sonraki durağımız yine bir sahil şehri olan Mirissa oldu. Mirissa güneydeki en büyük balıkçı limanı olarak biliniyor ve burası adanın en ünlü yunus ve balina izleme yeri. Burada büyüklü küçüklü tekneler ile yunus ve balinaları izleme şansınız oluyor. 

Bebekle yunus ve balinaları izlemek için okyanusa bu teknelerle açılınır mı? Açılınıyormuş … Bizim gibi macerayı seven bir aile iseniz deneyebilirsiniz ama onun dışında pek tavsiye etmiyorum. 

Bir balıkçı teknesinde yaklaşık 40-50 kişi ile birlikte okyanus açıklarına doğru yola çıktık. Alya kucağımdaydı. Hepimize can yeleği giydirdiler. O kadar fazla açıldık ki sanki saatler sürdü. Herkesin gözü yunus ve balinaların bize kendini göstermesi için okyanustaydı. Tekne o kadar sallanmaya başladı ki etrafta midesi rahatsız olanlar ve arkada bunun için özel hazırlanmış yataklı bölümler bir anda hastalanan insanlarla doldu. Bebekle benim burada ne işim var diye tam düşüncelere dalmıştım ki bir anda yunus sürüsünün bize adeta şov yapmasıyla iyi ki de gelmişiz dedim. Dakikalarca onların yanımızda yüzmesini seyretmek ve Alya’ya hayvanları henüz çok net anlamasa da hayvanat bahçelerinde değil de doğal ortamlarında tanıtmak bana sanki bir anda huzur verdi. 

Saatler süren yolculuktan sonra kaptan bize bir balina göstermeden dönmemeye kararlıydı. Sonunda balinanın o heybetli kuyruğu bize adeta el salladı ve dönüş için bizi uğurladı. 

Mirissa’dan sonraki durağımız adı ile bana şekeri anımsatan, kıyıdan uzak konumda olan ve Sri Lanka’nın eski başkentlerinden UNESCO dünya kültür mirası listesinde olan Kandy oldu. 

Kandy’de ilk dikkatimi çeken suni gölün etrafa verdiği dinginlik oldu. Burada ziyaret edebileceğiniz yerler arasında Buda’nın azı dişinin bulunduğuna inanılan “Diş Tapınağı” var. Biz Buda’nın dev heykelinin bulunduğu tapınağa ve baharat bahçesine ziyarete gittik. Sri Lanka denilince ilk akla gelen çay olduğundan burada bulunan çay müzesini de ziyaret edebilirsiniz. Biz klasik siyah çayın yanı sıra daha önce hiç duymadığımız farklı aromalardaki çaylardan satın aldık. 

Royal Botanical Garden buraya gelmişken ziyaret edebileceğiniz yerler arasında. Burası Sri Lanka’nın en iyi botanik bahçesi. Burada yetiştirilen bitkiler ilaç sanayinde kullanılıyor. 

Buradan sonra özellikle bizim çok ziyaret etmek istediğimiz Pinnawala Fil Yetimhanesi’ne gittik. Burada yetim filler için doğal bir yaşam alanı oluşturulmuş ve burası dünyada filler için olan tek yetimhane. Gittiğinizde bebek filleri biberonla besleyebilir ve fillere ellerinizle meyva yedirebilirsiniz. Ayrıca fillerin banyo saatlerine denk gelirseniz, nehir kenarında fillerin yıkanmasına şahit olabilirsiniz. Yol üzerinde hediyelik eşya satan çeşitli dükkanlara rastlayabilirsiniz. Özellikle turistik amaçlı fillere insanların eziyet çektirdiklerini düşündükçe burayı daha çok sevdim ve Alya’nın yine doğal ortamında bu muhteşem hayvanlarla tanışmasına şahit olmak beni çok mutlu etti. 

Sri Lanka’da her an beklenmedik bir şey bulma olasılığınız oldukça fazla. Çay ve pirinç tarlaları, tropik ağaçlar ve çiçeklerin harmanlandığı doğası, dağları, gölleri, yol boyunca denk geleceğiniz ve durup tadına bakmadan devam etmeyeceğiniz ananas ve kaju tezgahları, yiyeceklerinize ortak olan sincapları, etrafta dolaşan maymunları, caretta çiftlikleri, sörf ve dalış yapabileceğiniz plajları, sopaların üzerinde durdukları fotoğraflarına mutlaka denk geldiğiniz balıkçıları, baharatlı yemekleri ile burası her zaman görmeye alışık olduğunuz ülkelerden kesinlikle değil. 

 

 

Bunca güzelliğin yanı sıra internetin yavaş çalıştığını, etraftaki sivrisineklere dikkat etmeniz gerektiğini, her daim iyi otellere denk gelemeyeceğinizi, basit ve doğal hayatın olduğunu unutmamalısınız. 

Bizim vaktimiz olmadığı için başka zamana ertelesek de buraya kadar gelmişken buradan Maldivler’e çok uygun fiyatlara geçildiğini düşünürseniz, bu cennet yeri de görmeden dönmemenizi tavsiye ederim. 

Yorumlar (6 Yorum)

  • Beste Gençtürk

    Size gerçekten hayranım. Bebeğinizle gezdiğiniz yerler,cesaretiniz, eşinizle birbirinize olan sevginiz insanı hayran bırakıyor. Ben daha 17 yaşımdayım ve siz benim gelecekte olmak istediğim kişisiniz resmen. Umarım hayatınız hep böyle devam eder yüzünüzün hep gülmesi dileğimle sevgiler.

    • gizem zor

      Çok teşekkürler cnm, çok daha güzel olsun hayatın inşallah. Öpüyorum

  • Ayşegül

    Harikasınız 😊 insanlar,bebeksiz yurt içinde bile seyahate üşenirken maşllah diyorum

  • Guzel bilgiler araci soforlu nereden kiraladiniz acaba bizde gidiyoruz birtek guvenilir bir soforlu arac icin tecrube edene sormak lazim.

  • Ah birde Hindistan’ı görseniz Sri Lanka’ya dua edersiniz🙃🙈

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?